Mobil Cihazlarda Batarya Teknolojisi

Batarya teknolojisi ile ilgili birkaç şeyden bahsedelim. Günümüzde ayyuka çıkan model değiştirme ve gereksiz ve elverişlere uygun olarak yapılandırılmamış, her zaman daha ileri ihtiyaçlara göre düzenlenmiş telefon veya mobil cihazlar, bu gruba tabletleri katmıyorum, insanların ihtiyaçlarını tam anlamıyla belirleyememelerinden kaynaklanan bir buhran içerisinde pazar olarak gayet büyüdü. Bu büyüme sonucunda ilginç teknolojilere de şahit oluyoruz ancak ihtiyaçların çok üzerindeki modeldeki mobil cihazlar SAR ve benzeri radyoaktif sınırların ötesinde, insanlara, aslında kendilerine çok da lazım olmayan bir teknolojiyi vermekteler. Buna seçim özgürlüğü gibi bakanlar olabilir ancak bu tam anlamıyla gerekmeyen bir işlemci gücüne maruz bırakılmanız ve bunun altından kalkmanızdır. Bu noktada konuya hep dahil olamamış bir eleman ile ilgileneceğiz. Batarya sistemleri. Batarya sistemlerinin günümüzün obur teknoloji meraklılarına yetmemesi, bunlardan biri de benim, batarya sistemi üzerindeki kimyasal sınırların devamlılığını ancak işlemci ve diğer aktif-pasif devre elemanlarının küçültülmesi çalışmalarına sebep olmaktadır. Bunun bir avantajı işlemcilerin ve memory sistemlerinin küçültülmesimde zorunlu bir Ar-Ge olarak düşünülebilir ancak batarya sistemlerinin hala geliştirilememesi, sektörün batarya sistemleri üzerindeki hegemonyası, bataryaların her zaman geride kalmasına sebep oluyor. 

Bunu nasıl çözebiliriz? Öncelikle düşünmemiz gereken şey, ihtiyacımız olan işlem gücü. Ben ne kadar teknolojik ilerlemeden memnunsam da, işlem gücü muhteşem olan mobil cihazlarımızla o kadar da süper işler yapmadığımızı düşünüyorum. Örneğin kaç tane bayan arkadaşımız iPhone’larından tethering yaparak ev bilgisayarlarına bağlanıp iş yapmıştır? Sanırım çok azdır. Demek istediğim böylesine kompleks işlemleri yapmaya hazır olan bir cihazı genelde mesaj ve sosyal ağlar için kullanmamız ve her geçen gün yenilenen modeller ile bize daha iyi işlem güçleri (Kullanmasak da) dayatılması sanırım markaların pazarda tutunma stratejileri ancak bence bir on yıl sonra cihazlarımızın süper olmasından değil bu cihazlarımızı ne kadar az kullanabildiğimizden dolayı yakınacağız. Firmaların da yaptıkları teknoloji çöplüğünü sanırım böyle ifade edebiliriz. İhtiyaçlarımız doğrultusunda ürünler çıkarıp bu teknolojilere özgü işlemcileri ve devreleri geliştirerek, kimilerine göre biraz eski teknolojiye dönmek batarya sistemlerinin gelişmesi için onlara süre tanımamıza imkan verebilir. Bu birinci seçenek. İkinci seçenek de daha büyük cihazlar ile (Yeteri kadar büyümediler sanki?!) batarya bölgelerini geliştirip, genişletip, daha dev bataryalar ile işlemlerimize devam etmek. Bu da sanırım istenen bir durum değil çünkü bataryaların büyümesi demek cihazlar tarafından saçılan kısıtlı manyetiklerin de artması demek. Üçüncü bir seçenek de yukarıda da bahsettiğimiz teknolojik ekol olarak tüm devre bazlı sistemleri yani işlemcileri, hafızaları, boardları git gide küçültüp şu an sahip olduğumuz cihaz boyutları içerisinde batarya bölmelerini genişletip yola bu klasmanda devam etmek. Büyük ihtimalle de gelişimin projeksiyonuna baktığımızda yaşanacak olan da bu ancak bence yeni bir yol daha var… Nikel, lityum-iyon ve benzer kimyasallardan üretilen pil sistemlerinden daha harman sistemlere geçilmesi. Bundan kastım, yoğunlukla diğer enerji sistemleri. Gelişmiş üreticilerin üzerinde çalıştığı saydam güneş panelleri, fuelcell sistemleri de bu bahsettiğimizle aynı konu içerisindedir. Ama ne kadar bu sistemlere geçilse de insanların teknoloji tüketimi devam ettikçe, bu enerji kaynakları da yetmemeye başlayacaktır. Geniş tabloya bakarsanız, insanların kendilerine çok da lazım olmayan teknolojileri satın alma yarışı, bu teknolojilerin gereksinimleri, dünyaca enerji ihtiyacını arttırmakta, bulunan yeni kaynaklar da yine bu gereksinim çarkının içine itilmektedir. Aslında bu enerji kaynaklarını başka yerlere, örneğin sanayi gelişimine, gıda teknolojilerine, barınmaya ve daha kaliteli bir hava solumaya yatırsak çok daha mantıklı olacağı görüşündeyim ancak popüler dünyanın fazlasıyla sosyalleşmiş insanlarının enerji ihtiyacı o kadar çoğalıyor ki bu tarz yaşamsal faaliyetlerimiz için ihtiyaç duyduğumuz gelişim sosyal medya kadar olamıyor, çünkü ne mantalite olarak ne de ticari olarak bunlara bir yönelim yok…