E-Commerce ve Ülkemiz Güvenlik Anlayışları

Bugünkü yazımızda internet ticaret sistemlerinden ve özellikle sitelerinden ve bu sitelerin ülkemize etkisi, güvenlik politikaları hakkında birşeyler demeye çalışacağım. Neden böyle bir konu seçtim derseniz, günden güne artan internet ticaretinin parıltılı yüzünün dışında gerçekten acı ve kimi insanları aylar yıllar sonra yakalayan detaylar var. Bunlara da değinmek için kısaca bu konudan bahsetmek istedim.

Ülkemiz, diğer ülkelere göre biraz geç de olsa yıllar önce internet ve internet üzerinden para transferleri, ticaret, takaslar ve diğer finansal olaylar ile tanıştı. Bu kadar çok teknolojinin bir anda ülkemize akın etmesi ve insanların bunu bilmemesi ve güvenliklerini nasıl sağlayacaklarını, bu sistemin nasıl işlediğini öğrenmeleri de zaman aldı. Bu durumdan kaynaklanan birçok sorun ise hızlı bir başlangıç yapan internet piyasasını ülkemizde 2002-2005 yılları arasında biraz sekteye uğrattı diyebiliriz çünkü ülkemizdeki bilgisizlik, sistemi bilenlerin istismarları ile daha da büyüdü ve olaylar genel hukuk çözümleriyle sonuca ulaştırılabildi. Ticaret deyince e-ticaret kavramını bir yana bırakırsak, para transferi ve sanal bankalar ülkemize ilk giren sanal işlemler olarak karşımıza çıkmaktalar. Bu ilk başlarda çok güzel bir sistemdi elbette, sonuçta sıra bekleyen, fişlerle uğraşan bir topluma siz bir anda evlerinden herşeyi halledebilme yeteneğini vermiş oldunuz ancak bu birçok güvenlik açığına neden oldu, bunun sebebi bence ne kullanıcıların bilgisizliği, elbette payı var, ne de bankaların dikkatsizliği, bunun ana sebebi, internet güvenlik sistemlerinin, bunlar sertifikalar olabilir, bilgi şifreleme algoritmaları olabilir, henüz ülkemiz altyapısına ve kullanılabilirliğine uygun olmamasıydı çünkü ülkemizdeki siteler hem çok basit hem de bu sistemleri ve şifrelemeleri tamamen kaldırabilecek bir taban taşımamalarıydı. Bu durum birçok müşterinin bilgilerinin çalınmasına, hatta istismar edilmesine yol açtı. Bu sadece ticaret alanında değil diğer tüm sosyal alanlarda da etkisini gösterdi. Sosyal ağ şifrelerinin ikide bir kırılması, metinlerimizin başkalarının ellerine geçmesi, şifremizi bazı sebeplerden dolayı haftada on kez değiştirdiğimiz zamanlar çok da uzak değil aslında. Bunların tüm sebebi parçalara ayrılmış internet güvenliği bilgisinin birleştirilememesiydi. Tüm bu hırsızlıklar ve istismarlar hukuksal olarak çözümlenmeye çalışıldı ancak bunun sebebi olan altyapısal sorunlar birçok firma ve işletme tarafından göz ardı edildi, kimilerince hala edilmekte. Bu durumu değerlendirip ciddi gelişimlerde bulunan firmalar da mevcut elbette ancak geçmiş yıllara baktığımızda ülkemizde bu durumların yaşanmasından sonra güvenlik sistemlerine ilgi de arttı. Günümüz e-ticaret sistemlerinin güvenliği ve tabanı da o yıllara dayanmakta, o yıllardaki kaostan ders almakta.

eBay, Alibaba, yeni nesil DealExtreme, Amazon gibi dünya e-ticaret devleri de tüm bu güvenlik açıkları ülkemizde daha ileri bir bilinçle kapatılma aşamasına geldiğinde ülkemiz sektörüne giriş yaptılar. Buradan da anlayacağımız aslında bu öngörülen bir kaostu ancak ülkemiz bu sanal güvenlik açığı kaosunu bilerek ve planlı bir şekilde yaşadı. Elbet zararları ve yararları oldu ancak bu ülkemize bilerek yaşatıldı. Bildiğiniz gibi bu devlerin piyasaya girmeleri de ortaklı şekillerde gerçekleşti. Gittigidiyor, Hepsiburada, Sahibinden gibi iş ortakları ile bu tarz siteler ülkemiz pazarında liderliğini hala sürdürmekte. Elbette Türk kullanıcı ve geliştiricilere sahipler, elbette bizlerin de oluşturduğu kimi güvenlik sistemleri elverişli sistemler var ancak olayın başları bu devler.

Gelelim güvenlik meselelerine. Geçmişte kredi kartı bilgilerini saklamak depolamak şifrelemek için çeşitli algoritmalar kullanılıyordu ve bu algoritmalar her site tarafından özgün olarak düzenleniyordu. 2007’deki önemli kongre sonrası tüm sertifikalandırma ve şifreleme sistemleri ortak bir algoritma üzerinde yapılmasına karar verildi ki bu çok önemli ve iyi bir adımdı. Yani sizin kredi kartınız eskiden Japonya’da belki güvendeyken ülkemizde güvende olmayabiliyordu ancak şimdi ikisinin arasında bir fark kalmadı. Günden güne yeni şifreleme yöntemleriyle bu işlemler çok daha hızlı gerçekleşiyor. Para transferi ve Sanal Banka gibi hizmetler ise ticaretin ayrı bir yönü çünkü bu sistemler, binlerce server ile korunmaktalar. Artık öyle bir noktaya geldik ki Facebook gibi asenkron açık kod bir sistemde bile bankalar şube açıp güvenli işlem yaptırabiliyorlar. Bu da az önce bahsettiğimiz güvenlik sistemlerinin ne kadar uyumlulaştığının kanıtıdır bence. E-ticaret ve özellikle para transferleri konularında ülkemizin geri kalması da önceden bahsettiğimiz kaos döneminden kaynaklanıyor çünkü o dönemde insanlar internete bu tarz şifreler girmenin sakıncalı olduğu düşüncesine inandırıldılar.

Sonuç olarak ülkemizde finansal işlemlerin güvenliği ve takibi artık eskisi gibi amatör kişilerce veya yetersiz tabanlı kaynaklar ile yapılmamakta. Artık sistemlerimiz çok daha gelişmiş ve koordineli, çok daha native, çok daha yükseltilebilir, yenilenebilir. Dünya, özellikle internetteki bu alışveriş sektörü ile daha da küçük bir yer olmakta. Siz de buna yavaştan katılın derim😉

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s