Efes Pilsen Blog Yazarı Ben Olmalıyım

İnsanlar doğar, yaşar, ölür döngüsünde belki de atlanılan en önemli nokta “okur” ibaresidir. Okumak, kimi insana birkaç kıpırtı ve solgun bir meltem esintisi yaşatır, kimisine çılgınca aktivitelerle ömrünün enerjisini tüketip sabahlara kadar bir şekilde üşütüp sabah balon patlamalarıyla uyanmaları ama bir ortak nokta var ki herkes için önemli, yaşantımızın akıl almaz işlerini, ele avuca sığmaz ilişkilerini, kitaplara sığmayan bilgileri hep ömrün içine katılan bu “okur” kısmında yaşarız. Dönemler değişir, liderler gelir geçer, devrilenler olur sarhoş olanlar da ama yaşamımızda biri vardır ki herşeye, eğlencenin de, anlık sıçramaların da, hayat ile aklımız arasında yaşananlara da şahit olmaya yemin etmiş. Efes Pilsen.

Öğlen 3. İnsanların arasında yalnız hissettiğin, kulağına lanet kulaklığı takıp aslında insanların sana kulak tıkamasını sağladığı, güneşin de hafiften tenini sıyırdığı vakitler. En işlek sokakta yalpalar adımlarla ilerlemektesin. Bir tarafta yalnız kalabalık bir tarafta akşamki maçı, eğlenceyi, düşleri düşünen çılgın rüyalara dalmış muhteşem insanlar. Hangisi olmak isterdin ? Geçen saatlerin farkına varmadan akşamı getiren, hemen masasına kurulan, eğlencesiyle, maçıyla, müziğiyle, partisiyle önüne biraz meze biraz da içecek isteyen, gömleği değil vücudunu yakan heyecanıyla yerinde duramayan insanların diyarında bir koltuk mu isterdin buz gibi Efes’in yanında, yoksa sessizliğin arasında fularıyla savrulan, başı önde, her zamanki ve her günkü gibi tümcelerle hayallerine zincir vuran bir koltuk mu adaletsiz hayattan ? Hangisini istersin genç ?

Zincirleri kırmak için yaşanan, yapılan, emek verilen herşey için zincirlerini Efes’le kırmaya, her yudumda hayallerde dolaşmaya, eğlencenin değil zaferin tam ortasında olmaya, müziğin ritmine değil çılgın seyircilerin seslerine ortak olmaya ne dersin ?

Efes hakkında yazmak için onunla yaşamak, onu yaşamak gerekir. Her anında her yudumunda tadına değil, ruhuna varman gerekir Efes’in. O şişeye yudumunu değil ruhunu koyman gerekir ki her yudumda yeniden alevlenesin kendi içinde, yeniden heyecanını, aşkını bulabilesin önünde pırıldayan şişede. Efes sana geceleri değil muhteşem ritimlerle yaşanan bir tan vaktini ifade etmeli her zaman. Güneş gibi doğmalı heyecanın, gençliğin yüreğinde ve elinde bulabilmelisin her an Efes’ini. İşte Efes’i yazmak için duyguları değil, hayatı yaşaman gerek.

Ben hayatı Efes’le yaşamayı ve onunla yazmayı seviyorum…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s